Istanbul un en gözde tarihi eserleri Rumeli hisari
Rumelihisari, karsi kiyidaki daha erken tarihli bir Türk kalesinin karsisinda, Istanbul'u kusatma sirasinda Karadeniz'den gelebilecek yardim ve takviyeleri önlemek amaci ile sehir kusatmasindan önce insa edilmisti. Bu askeri yapi 1452'de 4 ay gibi inanilmaz kisa bir sürede tamamlanmisti. Klasik Türk kale mimarisinin bu güzel örnegi bütün heybeti ile Bogazici'ni süsler. Her yil yapilan Istanbul festivallerinde Hisar içi bir açik hava tiyatrosu olarak kullanilmaktadir. Hisar bütünü ile en güzel sekilde Bogazin karsi Asya sahillerinden veya Bogazda sefer
Yapan vapurlardan seyredilebilir.
Kiz kulesi (leander's tower)
Bogaz girisindeki kayalik üzerine kurulmus kücük, sirin bir kuledir. Istanbul'un sembollerinde birisidir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanilmis, Bogaz girisini belirten bir mihenk noktasidir. Geçen yy.daki görüntüsünü koruyan kule turizme tahsis edilmis lokanta ve seyir balkonu ile servis vermektedir.
Dolmabahçe sarayi
Dolmabahce Sarayi, Avrupa sanati üslûplarinin bir karisimi olarak 1843-1856 yillari arasinda insa edilmistir. Sultan Abdülmecit'in mimari Karabet Balyan'in eseridir. Dolmabahse Sarayi 3 katli, simetrik planlidir. 285 odasi ve 43 salonu vardir. Denizden 600 metrelik bir rihtimi, kara tarafinda ise birisi cok süslü 2 abidevi kapisi vardir. Bakimli ve güzel bir bahcenin cevreledigi bu sahil sarayinin ortasinda, diger bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alir. Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün Istanbul ziyaretlerinde ikametgâh olarak kullanilan sarayda en önemli olay 1938'de Atatürk'ün ölümüdür. Halkin ziyaretine açik tutulan Atatürk'ün nasi buradan Ankara'ya gönderilmisti. Halen saraydaki saatler bu büyük Türk'ün anisina ölüm saatinde durdurulmustur. Dolmabahçe sayari haftanin belirli günlerinde ziyarete açik olup, görülmesi sart olan Istanbul hazinelerinden bir digeridir.
Çiragan sarayi
Tas isçiliginin üstün örnekleri sütunlari zengin dösenmis olan Odalar nadide halilarla, mobilyalar altin yaldizlar ve sedef kalem isleri ile süslü olan Çiragan'da bogaza en güzel görünümü veren saraylardan biridir. Renkli mermerle süslenmis cepheleri, abidevi kapilari vardi ve arka sirtlardaki Yildiz Sarayina bir köprü ile baglanmisti. Cadde tarafi yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yillar boyu harabe halinde duran kalinti büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmus, yanina ilave edilen eklentiler ile 5 yildizli, güzel bir sahil oteline dönüstürülmüstür.
Beylerbeyi sarayi
Beylerbeyi sahil sarayi 1861-1865 yillarinda, eski ahsap bir sahil sarayinin yerinde Sultan Abdülmecit tarafindan yaptirilmisti. Sahilde iki küçük seyir köskü bulunan sarayda devlet misafirleri de agirlanirdi. Müze- saray yil boyu ziyarete açiktir.
Sultanahmet cami
Söhreti "Mavi Camii" olarak bilinen eserin asil adi I. Sultan Ahmet Camiidir. 1609-1616 yillari arasinda insa edilen cami büyük bir kompleksin içerisinde bulunurdu. Sultan Ahmet'in tek kubbeli türbesi ve medrese binasi kuzeyde, Ayasofya tarafindadir. Yaz aylarinda buradaki parkta geceleri ses ve isik gösterileri yapilir. Sultan Ahmet Camii, civardaki bir çok eski abidevi yapi ve müzelerle birlikte sehir turlarinin merkezinde yer alir. Minareler klasik Türk üslubunun bir diger örnegidir. Spiral merdivenlerle serefelere ulasilir. Günde 5 defa, namaz vakti buralardan okunarak duyurulur. Günümüzde ezan hoparlörlerle okunmaktadir. Kubbeler ve minarelerin üstleri kursunla kaplidir, bunlarin uçlarindaki alemler ise altin kaplamali bakirdan yapilmislardir. Bu üst örtülerin tamiri icabinda eskiden oldugu gibi ustalikla yapilmaktadir.
Ayasofya cami
Dünyanin 8.harikalarindan birisi sayilan Ayasofya, Sanat Tarihi ve mimarlik dünyasinin 1 numarali yapisi hüviyetindedir. Bu yasta ve bu ebatta zamanimiza gelebilmis ender eserlerdendir. Orijinal adi Hagia Sofia olan, Türklerin Ayasofya dedikleri yapi yanlis bir sekilde, Saint Sofia olarak bilinir. Bazilika, Sofia isimli bir azizeye degil, Kutsal Hikmet'e ithaf edilmisti. Önceki bir pagan mabedinin yerinde yapilmis 3 ayri bazilika ayni isimle anlatilmisti. Imparator Büyük Konstantin devrinde kilise yapilmadigi halde, bazi kaynaklar, ilk Ayasofya Bazilikasinin onun tarafindan yaptirildigini iddia ede gelmistir. Küçük ölçülerdeki ahsap çatili ilk yapi 4. yy. ikinci yarisinda Büyük Konstantin'in oglu Konstantinus zamaninda yapilmisti. 404 yilinda, bir isyan sirasinda yanan ilk yapinin yerine, daha büyük ölçülerde insa edilen 2. kilise 415 yilinda törenle açilmisti. 532 yilinda Hipodromda yapilan bir araba yarisi sonucu çikan kanli isyan on binlerce sehirlinin ölümüne ve pek çok binanin yakilmasina sebep olmustu. "Nika" isyani diye bilinen ve Imparator Justinyen aleyhine gelisen bu isyanda Ayasofya Kilisesi de yakilmisti. Ayasofya her devirde hazineler dolusu sarflar yapilarak ayakta tutulabilmistir. Türk'lerin sehri 1453 yilinda fethetmeleri, harap durumdaki Ayasofya'nin derhal camiye çevrilerek kurtarilmasina sebep olmustur. Türk mimari Koca Sinan'in 16.yy.da ekledigi payanda duvarlari, 19. yy. ortasinda Mimar Fossati kardeslerin ve 1930'dan itibaren yapilan diger restorasyonlar ve kubbenin demir kusak ile çevrilmesi önemli tamirlerdi. 2000 li yillarin restorasyonlari, mevcut madeni portatif iskele ile daha seri yapilabilecektir. Ayasofya 916 yil baskilise ve 477 yil cami olarak, ayni tanriya inanan 2 degisik dinin hizmetinde olduktan sonra Atatürk'ün emri ile müze yapilmistir. 1930-1935 yillari arasinda ortaya çikartilip temizlenen bir kisim mozaikler Bizans'in önemli sanat eserleri arasinda yer alirlar.
Süleymaniye cami
Süleymaniye, onu yaptiran hükümdar kadar muhtesem! Istanbul'un yedi tepesinden birinin yamacinda, o tepeyi asan bir dag gibi heybetli. Yalniz çevresine degil, bütün Istanbul'a hükmediyor. Bütün Istanbul'u kucakliyor. Bugün Istanbul'da yükseklikleri Süleymaniye'yi asan binalar var. Hanlar, apartmanlar var. Ama bütün bunlar Süleymaniye'ye nispetle ne kadar silik. Ne kadar küçük! Çünkü Süleymaniye'nin ihtisami yalniz boyutlarinda degildir. Gerçekten, Istanbul'un en muhtesem abidesi olan Süleymaniye, kubbesinin çapi ve yüksekligi disinda birçok bakimdan Ayasofya'yi asiyordu. Süleymaniye'nin dört minaresi ve bu minarelerin toplam 10 serefesi VARDIR. Bu, Kanuni Sultan Süleyman'in 10. Osmanli hükümdari olusunu sembolize eder. Büyük minarelerin yüksekligi 74 metredir. Minare sayisinin dört olusunu da Kanuni'nin fetihten sonra 4. Padisah olusunu baglaya tarihçiler vardir.
Aya irini Kilisesi (aya irini church)
Topkapi Sarayi I. avlusunda yer alan Aya Irini VI. yüzyilda Imparator Iustinianus zamaninda insa edilmistir. Yapi atrium, narteks, üç nefli naos ve apsisten olusmaktadir. Malzeme ve mimarisi ile tipik bir Bizans yapisidir. 1453 yilinda Istanbul'un fethinden sonra kilise camiye çevrilmedigi için yapida önemli bir degisiklik yapilmamistir. Uzun süre ganimet ve silah deposu olarak kullanilmistir. Tophane müsirlerinden Damat Ahmet Fethi Pasa 1846 yilinda Türk Müzesi'nin ilk nüvesini olusturan eserleri burada sergilenmistir. 1869 yilinda Aya Irini, Müze-i Hümayun (Imparatorluk Müzesi) adini almistir. Zamanla, sergi mekânlarinin yetersiz kalmasi nedeniyle buradaki eserler 1875 yilinda Çinili Kösk'e tasinmistir. 1908 tarihinden itibaren Aya Irini Askeri Müze olarak kullanilmistir. It is first church of Istanbul.
Adalar (islands)
Burgaz adasi; Büyük ada; Kinali ada
Prens Adalari adi ile de bilinen Istanbul Adalari, Marmara Denizinde, sehre bir saat kadar yakinlikta 8 adadir. Haliç girisi ve Kabatas Iskelelerinden kalkan vapur veya deniz otobüsleri dört adaya muntazam seferler yaparlar. Takim Adalarin en büyügü ve meshuru Büyük Ada´dir.Fayton turu ile etrafi iki saate yakin bir sürede dolasabilirsiniz. Ancak bir saatte dolasilan yarim tur daha enteresandir. Halk plajlarindan Heybeli Ada yönündeki Yörük Plaji sahane bir koyda bulunmaktadir. Dil Burnu mesire alani tercih edilen güzel bir yerdir. Iskele civari kalabalik yerlesim bölgesinin aksine adanin güney tarafi issizdir. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanin üst sirtlarinda harap halde bulunan 19. yüzyil yapisi eski oteli, belki dünyadaki en büyük ahsap yapi, ihya edilecegi zamanin özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadir. Büyük Ada iskele civari lokantalari, çayhaneleri ve dükkânlari ile renkli ve hareketlidir. Yaz aylarinda servis veren dört oteli vardir. Güzel evler, bakimli bahçeler essiz manzaralar adalari gezenlerde unutulmaz anlar birakir. Sonraki Sedef Adasi sakinlerinin disinda gelenlere plaji ile açiktir.
© Selin
Tratto da 123



Studio Enrico Callegari
Esclusivista pubblicitario Network
Sfogliamilano.com (portale ad Alta Visibilità a grande traffico di News, Eventi, Newsletter, ecc. Le notizie nazionali in particolarmodo di Milano e provincia, 7.000.000 di accessi nel 2006 e 7.900.000 nel 2007)
Contattoclienti.com (portale ad Alta Visibilità pubblicitario specifico) con 2 banners ad hoc
Serviziopiu.com (miniportale ad Alta Visibilità con news estratte da Sfogliamilano.com Hot-Fashion.com) a basso costo
Directwebmarketing.it (miniportale ad Alta Visibilità Marketing Flash News) a basso costo
Events Fashion Flash News (miniportale ad Alta Visibilità Events Fashion Flash News) a basso costo
Centoscudi.it (Pubblicità Flash News) in allestimento

by Enrico Callegari - Comunicazione promozionale ad Alta Visibilità Mirata
Istanbulun Tarihi Eserleri Istanbul un en gözde tarihi eserleri Rumeli hisari Rumelihisari, karsi kiyidaki daha erken tarihli bir Türk kalesinin karsisinda, Istanbul'u kusatma sirasinda Karadeniz'den gelebilecek yardim ve takviyeleri önlemek amaci ile sehir kusatmasindan önce insa edilmisti. Bu askeri yapi 1452'de 4 ay gibi inanilmaz kisa bir sürede tamamlanmisti. Klasik Türk kale mimarisinin bu güzel örnegi bütün heybeti ile Bogazici'ni süsler. Her yil yapilan Istanbul festivallerinde Hisar içi bir açik hava tiyatrosu olarak kullanilmaktadir. Hisar bütünü ile en güzel sekilde Bogazin karsi Asya sahillerinden veya Bogazda sefer Yapan vapurlardan seyredilebilir. Kiz kulesi (leander's tower) Bogaz girisindeki kayalik üzerine kurulmus kücük, sirin bir kuledir. Istanbul'un sembollerinde birisidir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanilmis, Bogaz girisini belirten bir mihenk noktasidir. Geçen yy.daki görüntüsünü koruyan kule turizme tahsis edilmis lokanta ve seyir balkonu ile servis vermektedir. Dolmabahçe sarayi Dolmabahce Sarayi, Avrupa sanati üslûplarinin bir karisimi olarak 1843-1856 yillari arasinda insa edilmistir. Sultan Abdülmecit'in mimari Karabet Balyan'in eseridir. Dolmabahse Sarayi 3 katli, simetrik planlidir. 285 odasi ve 43 salonu vardir. Denizden 600 metrelik bir rihtimi, kara tarafinda ise birisi cok süslü 2 abidevi kapisi vardir. Bakimli ve güzel bir bahcenin cevreledigi bu sahil sarayinin ortasinda, diger bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alir. Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün Istanbul ziyaretlerinde ikametgâh olarak kullanilan sarayda en önemli olay 1938'de Atatürk'ün ölümüdür. Halkin ziyaretine açik tutulan Atatürk'ün nasi buradan Ankara'ya gönderilmisti. Halen saraydaki saatler bu büyük Türk'ün anisina ölüm saatinde durdurulmustur. Dolmabahçe sayari haftanin belirli günlerinde ziyarete açik olup, görülmesi sart olan Istanbul hazinelerinden bir digeridir. Çiragan sarayi Tas isçiliginin üstün örnekleri sütunlari zengin dösenmis olan Odalar nadide halilarla, mobilyalar altin yaldizlar ve sedef kalem isleri ile süslü olan Çiragan'da bogaza en güzel görünümü veren saraylardan biridir. Renkli mermerle süslenmis cepheleri, abidevi kapilari vardi ve arka sirtlardaki Yildiz Sarayina bir köprü ile baglanmisti. Cadde tarafi yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yillar boyu harabe halinde duran kalinti büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmus, yanina ilave edilen eklentiler ile 5 yildizli, güzel bir sahil oteline dönüstürülmüstür. Beylerbeyi sarayi Beylerbeyi sahil sarayi 1861-1865 yillarinda, eski ahsap bir sahil sarayinin yerinde Sultan Abdülmecit tarafindan yaptirilmisti. Sahilde iki küçük seyir köskü bulunan sarayda devlet misafirleri de agirlanirdi. Müze- saray yil boyu ziyarete açiktir. Sultanahmet cami Söhreti "Mavi Camii" olarak bilinen eserin asil adi I. Sultan Ahmet Camiidir. 1609-1616 yillari arasinda insa edilen cami büyük bir kompleksin içerisinde bulunurdu. Sultan Ahmet'in tek kubbeli türbesi ve medrese binasi kuzeyde, Ayasofya tarafindadir. Yaz aylarinda buradaki parkta geceleri ses ve isik gösterileri yapilir. Sultan Ahmet Camii, civardaki bir çok eski abidevi yapi ve müzelerle birlikte sehir turlarinin merkezinde yer alir. Minareler klasik Türk üslubunun bir diger örnegidir. Spiral merdivenlerle serefelere ulasilir. Günde 5 defa, namaz vakti buralardan okunarak duyurulur. Günümüzde ezan hoparlörlerle okunmaktadir. Kubbeler ve minarelerin üstleri kursunla kaplidir, bunlarin uçlarindaki alemler ise altin kaplamali bakirdan yapilmislardir. Bu üst örtülerin tamiri icabinda eskiden oldugu gibi ustalikla yapilmaktadir. Ayasofya cami Dünyanin 8.harikalarindan birisi sayilan Ayasofya, Sanat Tarihi ve mimarlik dünyasinin 1 numarali yapisi hüviyetindedir. Bu yasta ve bu ebatta zamanimiza gelebilmis ender eserlerdendir. Orijinal adi Hagia Sofia olan, Türklerin Ayasofya dedikleri yapi yanlis bir sekilde, Saint Sofia olarak bilinir. Bazilika, Sofia isimli bir azizeye degil, Kutsal Hikmet'e ithaf edilmisti. Önceki bir pagan mabedinin yerinde yapilmis 3 ayri bazilika ayni isimle anlatilmisti. Imparator Büyük Konstantin devrinde kilise yapilmadigi halde, bazi kaynaklar, ilk Ayasofya Bazilikasinin onun tarafindan yaptirildigini iddia ede gelmistir. Küçük ölçülerdeki ahsap çatili ilk yapi 4. yy. ikinci yarisinda Büyük Konstantin'in oglu Konstantinus zamaninda yapilmisti. 404 yilinda, bir isyan sirasinda yanan ilk yapinin yerine, daha büyük ölçülerde insa edilen 2. kilise 415 yilinda törenle açilmisti. 532 yilinda Hipodromda yapilan bir araba yarisi sonucu çikan kanli isyan on binlerce sehirlinin ölümüne ve pek çok binanin yakilmasina sebep olmustu. "Nika" isyani diye bilinen ve Imparator Justinyen aleyhine gelisen bu isyanda Ayasofya Kilisesi de yakilmisti. Ayasofya her devirde hazineler dolusu sarflar yapilarak ayakta tutulabilmistir. Türk'lerin sehri 1453 yilinda fethetmeleri, harap durumdaki Ayasofya'nin derhal camiye çevrilerek kurtarilmasina sebep olmustur. Türk mimari Koca Sinan'in 16.yy.da ekledigi payanda duvarlari, 19. yy. ortasinda Mimar Fossati kardeslerin ve 1930'dan itibaren yapilan diger restorasyonlar ve kubbenin demir kusak ile çevrilmesi önemli tamirlerdi. 2000 li yillarin restorasyonlari, mevcut madeni portatif iskele ile daha seri yapilabilecektir. Ayasofya 916 yil baskilise ve 477 yil cami olarak, ayni tanriya inanan 2 degisik dinin hizmetinde olduktan sonra Atatürk'ün emri ile müze yapilmistir. 1930-1935 yillari arasinda ortaya çikartilip temizlenen bir kisim mozaikler Bizans'in önemli sanat eserleri arasinda yer alirlar. Süleymaniye cami Süleymaniye, onu yaptiran hükümdar kadar muhtesem! Istanbul'un yedi tepesinden birinin yamacinda, o tepeyi asan bir dag gibi heybetli. Yalniz çevresine degil, bütün Istanbul'a hükmediyor. Bütün Istanbul'u kucakliyor. Bugün Istanbul'da yükseklikleri Süleymaniye'yi asan binalar var. Hanlar, apartmanlar var. Ama bütün bunlar Süleymaniye'ye nispetle ne kadar silik. Ne kadar küçük! Çünkü Süleymaniye'nin ihtisami yalniz boyutlarinda degildir. Gerçekten, Istanbul'un en muhtesem abidesi olan Süleymaniye, kubbesinin çapi ve yüksekligi disinda birçok bakimdan Ayasofya'yi asiyordu. Süleymaniye'nin dört minaresi ve bu minarelerin toplam 10 serefesi VARDIR. Bu, Kanuni Sultan Süleyman'in 10. Osmanli hükümdari olusunu sembolize eder. Büyük minarelerin yüksekligi 74 metredir. Minare sayisinin dört olusunu da Kanuni'nin fetihten sonra 4. Padisah olusunu baglaya tarihçiler vardir. Aya irini Kilisesi (aya irini church) Topkapi Sarayi I. avlusunda yer alan Aya Irini VI. yüzyilda Imparator Iustinianus zamaninda insa edilmistir. Yapi atrium, narteks, üç nefli naos ve apsisten olusmaktadir. Malzeme ve mimarisi ile tipik bir Bizans yapisidir. 1453 yilinda Istanbul'un fethinden sonra kilise camiye çevrilmedigi için yapida önemli bir degisiklik yapilmamistir. Uzun süre ganimet ve silah deposu olarak kullanilmistir. Tophane müsirlerinden Damat Ahmet Fethi Pasa 1846 yilinda Türk Müzesi'nin ilk nüvesini olusturan eserleri burada sergilenmistir. 1869 yilinda Aya Irini, Müze-i Hümayun (Imparatorluk Müzesi) adini almistir. Zamanla, sergi mekânlarinin yetersiz kalmasi nedeniyle buradaki eserler 1875 yilinda Çinili Kösk'e tasinmistir. 1908 tarihinden itibaren Aya Irini Askeri Müze olarak kullanilmistir. It is first church of Istanbul. Adalar (islands) Burgaz adasi; Büyük ada; Kinali ada Prens Adalari adi ile de bilinen Istanbul Adalari, Marmara Denizinde, sehre bir saat kadar yakinlikta 8 adadir. Haliç girisi ve Kabatas Iskelelerinden kalkan vapur veya deniz otobüsleri dört adaya muntazam seferler yaparlar. Takim Adalarin en büyügü ve meshuru Büyük Ada´dir.Fayton turu ile etrafi iki saate yakin bir sürede dolasabilirsiniz. Ancak bir saatte dolasilan yarim tur daha enteresandir. Halk plajlarindan Heybeli Ada yönündeki Yörük Plaji sahane bir koyda bulunmaktadir. Dil Burnu mesire alani tercih edilen güzel bir yerdir. Iskele civari kalabalik yerlesim bölgesinin aksine adanin güney tarafi issizdir. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanin üst sirtlarinda harap halde bulunan 19. yüzyil yapisi eski oteli, belki dünyadaki en büyük ahsap yapi, ihya edilecegi zamanin özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadir. Büyük Ada iskele civari lokantalari, çayhaneleri ve dükkânlari ile renkli ve hareketlidir. Yaz aylarinda servis veren dört oteli vardir. Güzel evler, bakimli bahçeler essiz manzaralar adalari gezenlerde unutulmaz anlar birakir. Sonraki Sedef Adasi sakinlerinin disinda gelenlere plaji ile açiktir. © Selin